Salı, Şubat 09, 2010

(kendime) taşınma hazırlıkları



bugünlerde, yeni bir eve, bir bakıma yeni bir hayata taşınma hazırlıkları yapıyorum: sanki, kendi kendimden taşınmam mümkünmüş gibi…biraz daha farklı olsun istiyorum, yeni, çıtı pıtı ama aydınlık evim. hiç aklımda yoktu ama, bu kez eski objeler de kullanmak istiyorum: bana, geriye hep ve sadece anılar kaldığından olsa gerek. hem, zaten “antika” bir herif olduğumu söylemezler mi?
işe, annemin bir yerlerde beğenip aldığı, ama bir türlü kullanamadığı eski radyoyu “millileştirerek” başladım. ama, hiçbir radyo, prag’da gördüğüm vitrine beni yapıştıran o güzelim, eliptik biçimli radyonun yerini tutamaz sanırım: tasarımı beni bu kadar çeken; bu kadar özel bir nesne gördüğümü çok az hatırlıyorum. kapalı dükkanın sahibini bulamamıştım da; bayramda harçlıksız kalmış çocuklar gibi olmuştu yüzüm…
beşbenzemez sandalyeler kullanmayı önerdi, öneri hakkı olan biri mesela; altıncısı zaten hazır: dedemlerin evden 60’lara ait bir tonet.gerisi antikacı olduğunu iddia eden eskicilerden toplanmaya çalışılacak… banyoya da yine eskicilerden çıkma bir taşlı avize: yine aynı hak sahibinin güzel fikri...ama, onun dışında küçük bir ıvır zıvır külliyatından parçaları anımsatan; alakasız nesneler bulmalı…bir teneke oyuncak ,defterler için bir eski bavul, belki bir ayna, belki bir duvar saatı… diğer eşyalar mutlaka ama mutlaka çok sade.
çok istediğim halde, kütüphaneyi salona sığdıramayacağım. O yüzden kütüphane odasına bir de koltuk gerekir sanırım: ama kesinlikle berger olmasın. rahat edip, ayaklarımı uzatacağım bir koltuk…
mutfakla ilgili henüz bildiğim tek şey tarihin kaydettiği en kötü mavi renkteki fayansların söküleceği…
yatak odasında, biraz kod farkı yaratılarak yükseltilmiş bir yer yatağından ideali olmaz bence: hepsi o…tabii bir de kolayca ulaşılabilecek bir okuma lambası.
belki de ev, ikinci sınıf amerikan sit-comlarına malzeme olmaya çalışır gibi; hep bir şantiye, boya badana halinde olacak: kendi kendimi inşa etmeye çabalamam hiç bitmeyeceği için...

ya da sabırlı bir ipekböceği gibi çalışacağım: sonunda, kendi kozamı tamamlayıp, içine kapanacağım…

3 yorum:

  1. Aaaa...bu haftasonuna bitmez tabi dimi... ama şöyle eski köşkten kalma bide dresuar olsun kapı girişinde..anahtarlarımızı yığalım üstüne...

    YanıtlaSil
  2. fayanlari söktürme cok is cikar:)üzerine yapistir bir kac cini bul eskilerden tabii aralarina onlardan attir cok güzel oluyor,yatak icin yerde istiyorsan futon al en güzeli yatak odana ayna ,tv vs.koyma(tavsiye tabii bunlar)bir de eskiciye gitmisken(evet bazilari antikaci der kendine :))ince porselenden kahve fincani al sahsen pek severim kahve yaparsin gelince:))ev icinde ayna kullan isik yansitan cam objeler olsun enerji verir:)))

    YanıtlaSil
  3. bu h.sonu geliniyor mu yoksa?
    haberim olsun.
    ev yazısı bir şahane. taşınmak iyidir, evet, kendinden de taşınırsın biraz, kendini başka bir yere taşırsın en azından.

    taşınma ile ilgili bir sürü şey yazarsın belki, yeni evlerde yeni bir insan olma ümitleri kurarsın hiç değilse... ayrıca biz de evden birkaç "eski" bulup getiririz.:)))

    YanıtlaSil

İzleyiciler

Hakkımda

Fotoğrafım
Turkey
"verba volant, scripta manent..."