Cuma, Haziran 18, 2010

ece


bugün, benim kalbimin kara kutusunun doğum günü: bugün, çeyrek asırdır, tüm mağlubiyet ve nadiren de olsa galibiyetlerime tanıklık etmiş; kişisel tarihimdeki tüm önemli noktaları sevecen bir vakanüvis gibi yazmış; hissiyatım konusunda kahin misali geleceği benden önce görmüş; fırtına sonrası limanları kadar sakin sularında yaralarımı sarmış ve hepsinden önemlisi, beni, “ ben” olarak kabul etmiş can dostumun doğum günü…

bugün, ece’nin doğum günü…

ece’yle ilgili ne zaman yazı yazmaya kalksam, kalemimi hep çolak hissederim: yirmi beş yıllık bir dostluğu; yaşadıklarınızı ve yaşantılarınızı , hangi kelimeler yeteri kadar ifade edebilir ki? üstelik, üzerine söz aldığınız insan, kalemi bu denli güçlü, kitaplar yazmış biriyse; işiniz daha da zorlaşıyor. öyle ya: bir yazara, hem de mesleği yazarlık olan birine kelimelerle hediye vermeye çalışmak; kuyumcuya hediye olarak altın vermeye benzemez mi?

yine de, ece bilir: kalemim sürçse de, kalbim sürçmez ondan bahsederken…

elbette, daha önce kelimelerden hediyeler yapıp verdim ona: ilk romanını yazdığında, tıfıl bir köşe yazarı olarak onunla ilgili bir yazı yazmıştım. o yazı çerçevelenip duvara asıldığında mesela, ne kadar mutlu olduğumu anımsıyorum. bir keresinde de, yine doğum günü için “(G)ece’ye…” diye bir öykü yazmıştım, onun ruhundan parçaları katarak içine.zaman içinde başka şehirlerden, başka ülkelerden, başka insanlardan mektuplar yazdık birbirimize.kartlar attık,notlar bıraktık ama birbirimizi kelimelerden azade hiç kılmadık. ne olursa olsun, yirmi beş yıldır birbirimize doğru yazmaktan hiç vazgeçmedik ne mutlu ki…
artık el yazımızı daha az kullanıyoruz. inatçı ihtiyarlar ya da nostalji bağımlısı pespaye romantikler gibi fetişleştirmiyoruz mürekkebi. yine de, doğruya doğru, el yazılarımızla karşılaşmayı da çok seviyoruz. dijital ya da mürekkeple: gerçek olan şu ki,ergen olduğumuz günlerden beri, yazı, hep en önemli köprümüz oldu.hem, kaç kişiyle aynı şehirdeyken mektuplaşırsınız ki?

o yüzden, yazıya da teşekkür borçluyum: can dostumu mümkün kıldığı için…

farkındayım, çoğu zaman yazdıklarımda belirgin bir sepya rengi var. kalemimden bulutlar geçiyorsa, bunların nedenini bilen insandır ece. ama, bir yandan da kahkahaların çınladığı o kadar çok zamanımız geçti ki beraber. çok güldük, çok eğlendik , bir bölümü majör bir bölümü minör sayısız delilik çalışması yaptık.yani,sadece kelimelerle var etmedik bunca yılı: beraber gezerek, yiyerek, içerek ve en çok da gülerek karılmıştır bu dostluğun harcı…
ece, bana “koşulsuz güven”in ne olduğunu izah etme melekesine sahip ilk insandır. bir gün, başıma bir şey gelirse eğer, tüm defterlerim ona verilsin isterim.çünkü, o sayfaların toplamından bir tek ece’nin manalı bir sonuç çıkaracağını bilirim. bilirim ki; o cümlelerin tamamında onun da hakkı vardır.tıpkı, benim üzerimde olduğu gibi…
bugün, ece’nin doğum günü: nice doğum günleri olacak, nice cümleler kurulacak, nice aşklar geçecek belki.

ama,biliyorum ki, ece hep kalacak…

7 yorum:

  1. Yazarken kullandığınız eğlenceli,bulmacalı,inceliklerle dolu tarzı hayranlıkla takip ediyorum..Merakım duyarlılığınız,hisleriniz mi kaleminiz mi daha kuvvetli ? Hangisi geriden geliyor ?

    Ece Hanım ın yeni yaşını kutluyorum bu arada..

    YanıtlaSil
  2. Dostluk, dostluk kadar tatminkar boşluk bırakılmadan anlatılmış. Okumak gerçekten zevkti. Hisseden kalbine, tarifleyen beynine sağlık. Ve okuyunca kendi dostlarımı; Antalya'da bana açık kapıları hatırlayıp ''Ohh ne şanslıyım'' dedim.Terapi de budur. Daha ne olsun!

    YanıtlaSil
  3. sayın adsız, övgünüze teşekkürler.sorunuzun yanıtına gelince, ben, sadece hissiyatımı tercüme ediyorum.ama, şunu da söylemeli:cümlelerim kadar sepya değilim...
    emelim, yine işine yaradım bak:)
    tanyakuşum, iyi ki (hep beraber) varız!!!:)

    YanıtlaSil
  4. Neslihan Bükümcü21 Haziran 2010 13:18

    Süper süper daha ne kalmış geride bir ben :-)))

    YanıtlaSil
  5. ben de yazmıştım oysa okuduğumda, yorumlarda niye göremiyorum? demiştim ki boynuma assam bu yazıyı yeridir....

    YanıtlaSil
  6. Böyle içten olduğun için sana hiç kızamadım lan bugüne kadar...
    Çok temiz ve dolu dolu çizmişsin ya şu dostluğun geldiği yolu, aşkolsun...
    Eline sağlık...
    (Hayır içten olma demiyorum hobi olarak yine ol ayrı...)

    YanıtlaSil

İzleyiciler

Hakkımda

Fotoğrafım
Turkey
"verba volant, scripta manent..."